New York Knicks’in San Antonio Spurs karşısında seriyi 3-1’e getirdiği 2026 NBA Finalleri parkede tam gaz devam ediyor olabilir, ancak bu durum ligin arka odalarındaki takas kazanının kaynamasını zerre yavaşlatmıyor. Geçen yılki finalleri bir hatırlayın; Oklahoma City Thunder ile Indiana Pacers arasındaki o meşhur 7. maçın başlamasına saatler kala Kevin Durant, Houston Rockets’a gönderilmiş ve bu hamle günün sonunda yedi takımın dahil olduğu devasa bir takas ağına dönüşmüştü. O silsile içinde Phoenix Suns’ın eline geçen 2025 yılı 10. sıra hakkıyla Duke pivotu Khaman Maluach’ı seçtiğini de unutmamak gerek.
Önümüzde 23 Haziran var ve ilk turun başlamasına kadar lotaryadaki hakların el değiştirmesi işten bile değil. Belki de Giannis Antetokounmpo merkezli bir senaryo dönüyordur, kim bilir? ESPN’in içeriden bilgi sızdıran isimleri Ben Golliver ve Zach Kram şimdiden oturup kafa patlatmışlar ve ilk 10’daki neredeyse tüm hakların (1, 2, 3, 5, 6, 7, 9 ve 10) yeni adreslerini bulduğu altı devasa takas kurgusunu masaya yatırdılar. Onların senaryosunda Chicago Bulls ve Atlanta Hawks şimdilik yerinde sayıyor; yani her an bir 4. ve 8. sıra takası patlayabilir. İşin idari boyutunda ise Bobby Marks genel menajer şapkasını takıp bu tekliflerin artılarını eksilerini tartıyor ve ligdeki dengeleri en çok sarsacak hamleleri arıyor.
Herkesin gözü zirvedeki bu kaostayken, draftın arka sıralarında da bambaşka hesaplar dönüyor. Denver Nuggets cephesine baktığımızda ellerinde ilk turdan 26. ve Atlanta’dan gelen 49. sıra hakkı olduğunu görüyoruz. Peki bunları kullanacaklar mı? Yoksa bir takas paketine mi kurban gidecekler? Seçseler bile bu takıma draft edilen bir çaylağın süre bulma ihtimali nedir? Bunlar cevabını arayan kallavi sorular ama en azından Denver’ın mevcut pozisyonunda veya yukarı çıkmaları halinde masada olabilecek isimleri konuşmakta fayda var.
Bu isimlerin başında Iowa çıkışlı Bennett Stirtz geliyor.
Stirtz kelimenin tam anlamıyla safkan bir oyun kurucu. Denver yıllardır kenardan gelip ikinci beşi toparlayacak bir beynin eksikliğini çekiyor. Gittiler Collin Gillespie’den vazgeçtiler, çocuk Phoenix’te adeta yeniden doğdu. Sonra genel menajerlerinin eski okulundan Jalen Pickett’ı ikinci turdan seçip tüm fişleri ona yatırdılar, o da tutmadı. Pickett’ın rotasyondaki yerini sezon ortası hamlesiyle gelen Tyus Jones’a bırakması her şeyi özetliyor aslında. Anlayacağınız, Nuggets’ın sadece geçiş hücumlarında bir şeyler üretmeyecek, tempoyu ayarlayıp set hücumunu yönetecek ve şut sokacak birine acil ihtiyacı var.
İstatistiklerin Söyledikleri
Ekim 2003 doğumlu, 22 yaşındaki Stirtz ayakkabısız 1.90 boyunda ve 84 kilo. Kulaç uzunluğu ise 1.98 civarında. Kolejdeki 2025/2026 sezonunda maç başına 37.7 dakika sahada kalarak muazzam bir yük çekmiş. Ortalamalarına bakıldığında 19.8 sayı, 2.6 ribaund, 4.4 asist ve 1.4 top çalma ürettiğini görüyoruz. Şut yüzdeleri de hiç fena değil: Saha içinden %47.7, yayın gerisinden %35.8 ve serbest atış çizgisinden %84.8 ile oynadı.
Soğukkanlı Bir Şutör
Onun oyununu tanımlayan en belirgin şey sarsılmaz doğası. En kritik özelliği bu mu sahiden diyebilirsiniz ama çocuk gerçekten buz gibi. Onu telaşlandırmak veya istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak neredeyse imkansız. Koca sezonda D-1 seviyesinde en çok dakika alan oyuncu olmasına rağmen maç başına sadece 1.8 top kaybı yapması bunun en net kanıtı. Oyunu hızlı oynamıyor; aslında yavaş da değil, draft kombinesinde 3/4 saha sprintinde dördüncü oldu ama kesinlikle acele etmiyor. Büyük maç, kritik an veya hücum süresinin son saniyeleri fark etmeksizin aynı ciddiyetle planı uygulayıp doğru şutu arıyor. Basketbol IQ’suna bu kadar yaslanması kolejde onu ve takımını NCAA turnuvasında derinlere kadar taşıdı. Denver kenarından gelen grubun daha az hata yapıp topun kıymetini bilmesine o kadar aç ki, Stirtz’in bu sabırlı yapısı takıma ilaç gibi gelebilir.
İşin hücum kısmında ise ikili oyunlarda harikalar yaratıyor, bu da Nikola Jokic ile yan yana geldiği her dakikada büyük bir artı yazar. Sadece topla değil, hareketli şutör olarak da çok etkili; sahanın herhangi bir yerinden şut çıkarabiliyor. Bu sezonki üçlük yüzdesi yeteneğinin tam karşılığı değil, NBA seviyesinde o şutları hiç çekinmeden atacak ve atacaktır da. Perdelemeleri nasıl kendi avantajına kullanacağını çok iyi süzüyor. Denver’ın sıkça başvurduğu “drag-screen” setlerinde tereddütsüz şut çıkarabileceği pozisyonları rahatlıkla bulacaktır. Şut mekaniğini kurmak için ekstra bir efora ihtiyaç duymadığı için boy dezavantajına rağmen savunmacıların üstünden işini görebiliyor. Ligde uzun yıllar güvenilir bir şutör olacağı çok açık.
Fiziksel Limitler
Madalyonun diğer yüzünde ise hız ve atletizm problemleri var ve buna ne kadar çözüm bulabileceği muamma. İnanılmaz yön değiştiren, patlayıcı bir oyuncu değil. Ligin en kuvvetli veya en çabuk adamı da olmayacak; ilk adımındaki o patlayıcılık NBA standartlarının muhtemelen altında kalıyor. Mevcut kadrodaki Jamal Murray de çok delici veya atletik bir gard sayılmaz ama fiziksel olarak Stirtz’den çok daha kalıplı ve güçlü. Bennett’in bu fiziksel dezavantajlarını kapatıp kapatamayacağı veya ligin temposuna aklıyla ne ölçüde ayak uydurabileceği sahada cevabını bulacak.
More Stories
NBA Playofflarında Çifte Mesaj: Süpürülen Kral ve Tarih Yazan Spida
NBA’in Perde Arkası: Oyuncu Algıları ve Parkenin Acımasız Gerçekleri
NBA Playofflarında Tarihi Hezimet: Knicks’in Gövde Gösterisi ve Doğu’nun Kördüğümü