15 Mayıs 2026

Pota Altında Tansiyon Yüksek: Yerel Rekabetten Okyanus Ötesi Planlara

Basketbolseverler için Mayıs ayı, parkenin hem ülkemizde hem de global arenada en çok ısındığı dönemlerden biri. Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye liginde oynanan maçlara baktığımızda, skor tabelalarının bize anlattığı tek bir şey vardı: Rekabetin dozu artık son safhada. Özellikle 10 Mayıs Pazar günü oynanan karşılaşmalarda heyecan bir an olsun dinmedi. Beşiktaş Gain karşısında 82-89’luk skorla evinde istediğini alamazken, Galatasaray MCT Technic ile Karşıyaka arasındaki mücadele tam bir sinir harbine sahne oldu. Cimbom, Karşıyaka’yı 84-82 ile geçerken galibiyeti adeta tırnaklarıyla kazıdı.

Haftanın diğer sonuçlarında da benzer bir tablo hakim. Bursaspor, Trabzonspor karşısında 90-80 ile net bir galibiyet alırken; Mersin Spor, Manisa Basket’i 83-75’lik skorla eli boş gönderdi. Ankara temsilcisi Türk Telekom ise TOFAŞ karşısında 73-71 gibi bıçak sırtı bir skorla gülmeyi başardı. Belki de günün en dramatik maçı Aliağa’da yaşandı; Petkimspor, Yukatel Merkezefendi Belediyesi’ne sadece bir sayı farkla, 69-70 boyun eğdi. Tabii Cuma gecesinin sürprizini de unutmamak lazım; Safiport Erokspor, Anadolu Efes karşısında 113-79 gibi şok edici bir üstünlük kurarak haftanın en çok konuşulan performansına imza attı.

Radarın Altındaki Cevherler: NCAA Transfer Hareketliliği

Yerel ligimizdeki bu kıran kırana mücadele sürerken, gözlerimizi biraz da okyanusun ötesine, NCAA dünyasına çevirmekte fayda var. Transfer portalı her yıl olduğu gibi yine büyük isimlerin gölgesinde kalmış ama oyunun kaderini değiştirebilecek hamlelere sahne oluyor. Bazı oyuncular rollerini büyütmek, bazıları ise yeteneklerine daha uygun sistemler bulmak için yer değiştiriyor. Bu isimler arasında özellikle iki tanesi var ki, sezon başladığında “biz bu çocukları neden daha önce konuşmadık?” dedirtebilirler.

Matt Able bunlardan ilki. Kendisi şu an çok kritik bir eşikte; ya NBA Draftı’nda kalacak ya da UNC formasıyla kolej kariyerine devam edecek. Draft Combine sürecinde Chicago’da sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekince, karar süreci biraz daha uzayacak gibi duruyor. Able, geçtiğimiz sezon NC State’te bir çaylak olarak gösterdiklerinden çok daha fazlasına sahip. 1.95 boyundaki bu gard, sadece fiziksel avantajıyla değil; topu yere vurma, şut istikrarı ve oyunu okuma becerisiyle de özel bir profil. Eğer Hill’e dönerse, Jamal Murray gibi isimlerin potansiyelini zirveye çıkaran Michael Malone’un sisteminde sınıf atlaması işten bile değil. Geçen yılki 8.8 sayı ve 3.4 ribaund ortalamaları, doğru bir yapıda onu önümüzdeki yılın Draft projeksiyonunda ilk 10 sıraya kadar taşıyabilir.

Michigan’ın Yeni Dev Projesi: Moustapha Thiam

Gelecek vadeden bir diğer isim ise pota altının yeni kulesi Moustapha Thiam. 2.18’lik boyu ve inanılmaz kanat açıklığıyla fiziksel olarak her zaman dikkat çekmişti ama kolej seviyesindeki gelişimi şimdiye kadar biraz zamana yayıldı. Thiam, hem skor üretebilen hem de savunmada Adam değişebilen esnek bir uzun olduğunu dönem dönem kanıtladı; tek eksiği bu performansı istikrara kavuşturmaktı. Bu yaz Dusty May’in çalıştırdığı Michigan’a transfer olması, kariyeri için dönüm noktası olabilir.

Dusty May, uzunları kullanmayı seven ve hatta çift pivotlu dizilişlerden korkmayan bir koç. Michigan’da Vlad Goldin ve Danny Wolf gibi isimleri NBA’e gönderdikten sonra şimdi elinde Thiam gibi farklı bir hamur var. Thiam, May’in daha önce çalıştığı ağır uzunlara pek benzemiyor; çok daha akıcı hareket ediyor ve uzun kollarıyla savunmada caydırıcılığı çok yüksek. Şut mekaniği üzerinde biraz daha durulursa ve May’in pivot dostu hücum sistemine tam uyum sağlarsa, Thiam’ın bir “lottery pick” adayı haline gelmesi kimseyi şaşırtmamalı. Geçen sezon yakaladığı 12.8 sayı, 7.1 ribaund ve 1.6 blok ortalamaları, sadece bir başlangıç sinyaliydi.

Görünen o ki, hem bizim sahalarımızdaki tecrübeli isimlerin mücadelesi hem de bu genç yeteneklerin gelişim süreci, basketbolun önümüzdeki aylarında hikayenin eksik kalmamasını sağlayacak. Parkede her zaman daha anlatılacak çok şey var.