Yaz aylarında basketbol durmaz, sadece form değiştirir. Geçtiğimiz günlerde Lehigh Üniversitesi sporcularının hazırlık süreçlerini ele alan Mountain Hawk Talk podcast’inin yaz özel bölümüne kulak veriyordum. Sunucu Jordan Roth (kendisi okulun kadın kürek takımından), erkek basketbol takımından Hank Alvey, Edouard Benoit ve Andrew Urosevic ile mikrofon başındaydı. Muhabbet; takımdaki liderlik rollerine adım atmak, uluslararası arenada kendi ülkelerinin formasıyla boy göstermek ve o meşhur ölü sezonun (offseason) aslında parkeye nasıl yansıdığı üzerineydi. Genç oyuncuların o gelişime duydukları açlık ve küresel ölçekte var olma çabaları, bu oyunun ne kadar evrensel ve kesintisiz bir döngü olduğunu bir kez daha hatırlattı.
İşte kolej yıllarındaki o uluslararası sahne hayallerinin ve yaz idmanlarının gelip tosladığı, gerçek karakterin ve liderliğin test edildiği nihai arenalardan biri de Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi. Kağıt üzerinde ya da podcast kayıtlarında kulağa romantik gelen o rekabet hissi, profesyonel seviyenin acımasız deplasmanlarında bambaşka bir yüzünü gösteriyor. Bunun en taze ve çarpıcı örneğine 9. haftada Bursa’da şahit olduk. Ligin devlerinden Anadolu Efes, konuk olduğu TOFAŞ deplasmanında kelimenin tam anlamıyla buz gibi bir duş aldı.
Bursa’da Karakter Sınavı
Hüseyin Çelik, Ziya Özorhon ve Tolga Edis hakem üçlüsünün yönettiği maçın başlama düdüğüyle birlikte parkede adeta bir satranç maçı başladı. Yiğitcan Saybir’in TOFAŞ adına ipleri eline aldığı ilk anlarda, Efes cephesi Loyd ve Dessert ikilisinin kalitesiyle anında reaksiyon verdi. İlk beş dakika 9-9 geçilirken, dengenin çeyrek sonuna kadar bozulmaması ve periyodun 22-22 bitmesi gecenin oldukça uzun ve yıpratıcı olacağının ilk sinyaliydi.
İkinci çeyreğe hücumda vites artırarak giren taraf Anadolu Efes oldu. Smits ve Jones’un devreye girmesiyle 13. dakikada fark bir anda 7 sayıya (24-31) fırladı. Çoğu takım bu noktada o baskıya boyun eğerdi ancak ev sahibi ekip savunma sertliğini öyle bir seviyeye çekti ki maçın ritmi tamamen değişti. Hücumda Kidd, Blazevic ve Furkan Korkmaz’ın inisiyatif alıp skor üretmesiyle TOFAŞ o farkı sabırla eritti. Soyunma odasına 47-47’lik eşitlikle, adeta yeni baştan oynanacak bir maçla gidildi.
Üçüncü periyotta Efes’in uzunları boyalı alanı domine etmeye çalıştı. Dessert ve Ercan Osmani’nin çember altı etkinliğiyle 25. dakikada skor 51-57’ye geldiğinde, İstanbul temsilcisi nihayet maçı koparacağını düşünmüş olabilir. Ama Bursa ekibinin geri adım atmaya hiç niyeti yoktu. Tolga Geçim, Yiğitcan ve Furkan Korkmaz’ın inatçı hücumlarıyla rakibine sürekli diş gösteren TOFAŞ, farkı kapatsa da final periyoduna 60-59’luk Efes üstünlüğüyle girilmesine engel olamadı.
Fakat asıl hikaye son periyotta yazıldı. O podcast’te bahsi geçen “saha içi liderliği” kavramının ete kemiğe bürünmüş halini izledik. Çeyreğin başında 5 sayı geriye düşmelerine rağmen TOFAŞ, tribünün o boğucu desteğini de arkasına alarak adeta şaha kalktı. Tempolu hücumlar, maçın yıldızı Perez’in 18 sayılık enfes performansı ve Tolga Geçim’in (8 sayı) kritik müdahaleleri rüzgarı tamamen tersine çevirdi. Yiğitcan’ın 13, Blazevic’in 12, Besson ve Furkan’ın 10’ar sayılık çift haneli katkıları, TOFAŞ’ı 86-79’luk zafere taşıyan ana omurgaydı.
Efes tarafında Loyd (12), Dessert (11) ve Babb (10) skorda direnmeye çalışsa da; Cordinier, Ercan, Şehmus ve Smits gibi isimlerin bireysel çabaları Bursa’daki o yoğun ve inançlı atmosferi kırmaya yetmedi. Kariyerlerinin başında milli formayı veya uluslararası sahneyi hayal eden gençlerin de bir gün öğreneceği gibi; basketbolda bazen yetenek veya bütçe değil, parkeye konulan o saf karakter kazanıyor.
More Stories
Parkede Mesai Erken Başladı: 12 Dev Adam’ın Dünya Kupası Virajı ve Kolej Liginden İlk Sinyaller
Pota Altında Tansiyon Yüksek: Yerel Rekabetten Okyanus Ötesi Planlara
Kadın Basketbolunda Değişim Rüzgarları: Fenerbahçe’de Kadro Revizyonu ve WNBA’de Küllerinden Doğan Ateş