blank
BSL

Türk Basketbolu’nda Yabancı Oyuncu Kuralı !!

847görüntüleme

Türk Basketbolu’nun ve hatta Türk Sporu’nun kronik hastalığıdır yabancı oyuncu kuralı. Her sezon öncesi moda olmuş olan bu tartışma, görünen o ki hiçbir zaman bitmeyecek ve bizler bu konuyu tartışmaya hep devam edeceğiz.  Madem öyle, öncelikle şu anda ligimizde geçerli olan yabancı kuralına kısa bir göz atalım. Takımların 2015-2016 sezonunda yedi olan lisanslı yabancı bulundurma hakkı, 2016-17 sezonunda sekize yükseltildi. Ancak takımlar maç kadrolarında en fazla altı yabancı bulundurabiliyor ve 11 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabiliyor. Bu şartlar da farklı görüşleri olan iki kesimi karşı karşıya getiriyor. Bir kesim, bu denli yabancı oyuncu sayısının, Türk oyuncularının gelişimini engellediğini ve genç oyuncuların aldıkları ya da alabilecekleri süreleri olumsuz olarak etkileyerek kısaltacağını düşünüyor. Bu düşünce tarzının düz bir mantıkla bakıldığı zaman elbette haklı olduğu yanları fazla. Diğer görüş ise, yabancı sınırlamasının kaldırılmasının, Türk oyuncuları, kendilerini rahatta hissettirmeyerek, sürekli gelişime aç hale getireceğine ve böylelikle en üst düzeye gelerek Türk Basketbolu’na hizmet edeceklerine inanıyor. Açıkçası ben de ikinci görüşe katılanlardanım. Yabancı kuralının katı olduğu dönemlerde ‘ Nasılsa beni kovamazlar, yerimi dolduramazlar ‘ mantığı, maalesef yerli oyuncularımızın kafalarına mıhlanmıştı. Bu durum aynı zamanda yerli oyuncu piyasasında inanılmaz rakamlar görmemize neden oluyordu. Fakat ilk görüşe inananların en büyük korkusu, özellikle Avrupa Kupalarında en üstü hedefleyen Fenerbahçe Doğuş, Anadolu Efes, Darüşşafaka, Galatasaray Odeabank, Banvit ve Beşiktaş Sompo Japan gibi kulüplerin, bu başarıyı yakalamak uğruna yerli ve genç oyuncularımıza yönelmek yerine, ithal oyuncu gruplarına yönelip başarıyı kovalamaya çalışmaları ve oyuncularımızın yıllar içinde zaman aşımına uğramalarına neden olmalarıdır. Bu kesime göre yerli oyuncularımız ne kadar çabalasa da, istisnalar hariç asla ithal oyuncular yerine ilk tercih olarak değerlendirilmeyecektir.

 

blank

 

Peki bu düşüncenin asıl sebebi, takım yöneticilerinin veya antrenörlerinin yerli oyuncu grubu yerine, yabancı oyunculara güvenmesi midir, yoksa yerli oyuncularımızın büyük kulüplere geldikleri zaman, anında büründükleri o tokluk ve kendini gelişime kapatma hali midir ? Bana sorarsanız ikinci seçenek daha doğrusu. Yabancı sınırlaması olsun olmasın, takımlar isterse 14 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalasın, geriye kalan tek yerli oyuncumuz, kendinden hiçbir zaman memnun olmaz ve her gün ama her gün, bu uğurda kendini basketbola adarsa o şansı onun elinden kimse alamaz. Peki kulüplerimiz yerli oyuncularımıza yeteri kadar şans tanıyor mu ?

Bu şansı şimdiye kadar gençlerin eline nadir veren ve bunun olabilirliğini iyi bir takım uyumuyla bize bu sezon çok güzel bir şekilde gösteren Yeşilgiresun Belediyespor, hepimizin aklına ilk gelen kulübümüz sanırsam. Takıma kazandırılacak tecrübeli ve yetenekli yabancılarla, aç, başarı isteyen, doymayan ve savaşan gençleri bir araya getirdiğinizde nasıl bir sonuç alınabilineceğini hepimiz gördük. Bu konuda Tofaş’ın da, Orhun Ene önderliğinde hakkı yenmemelidir. Umarım bu iki kulübümüzü örnek alan ve gençlerimize şans vermekte çekinmeyen kulüplerimizin sayısı artar. Yine de bu sayının ‘ iki ‘ de kalması gerçekten üzücü. Ben genç oyuncuların oynaması ve pişmesi için ‘ Rezerv lig ‘ adı altında sadece Türk oyuncu oynatılan bir lig olmasını ve bunu izlemeyi gerçekten çok istiyorum. Oyuncularımız için bundan daha büyük bir gelişim şansı olacağını düşünmüyorum. Basketbol kamuoyunun bu konuyu iyice irdeleyip tartışmasında çok büyük yarar görüyorum. Umarım buna katılan basketbolsever ve yönetici sayısı artar ve böyle bir lige sahip oluruz. Fakat her şeyden öte gerçek olan tek şey var. Altyapılarınız sağlamsa, (ki gençlerimizden gerçekten çok umutluyum) verdiğiniz eğitimden eminseniz, o yetiştirdiğiniz gençler Türk Basketbolu’na her koşulda katkı sağlayacaktır. Umarım gençlerimiz kendilerine her zaman güvenirler ve bizi hem kulüp bazında, hem de Milli Takım bazında nice zaferlerin ardından Türk Bayrakları’yla sokaklara dökerler..

Bir cevap yazın