Ekpe Udoh Sonrası Yol Haritası

Avrupa basketbolu, büyük bir yıldız daha kaybetti. Euroleague Final-Four MVP’si Ekpe Udoh, NBA takımlarından Utah Jazz ile anlaştı ve Fenerbahçe Doğuş’a veda etti. Bu yazımda, Fenerbahçe Doğuş’un muhtemel uzun transfer seçeneklerine bakacağım ama önce, bazı taraftarların Ekpe Udoh’a karşı cephe almış olduğunu sezdim ve bu konu hakkında birkaç yorumda bulunacağım.

Öncelikle; Ekpe’nin takımdan ayrılacağı düşünülmüyordu. Bu durumun yarattığı şok etkisi de kendisine olan tepkilerin büyümesine sebep oldu. Fenerbahçe taraftarı, bu konuda adeta ikiye bölünmüş durumda. Takımları için yaptıklarını unutmayan ve iyi dileklerini eksik etmeyen bir grup ve terk edildiklerini düşünen, söylenen sözlerin tutulmadığını ısrarla belirten diğer bir grup. Her iki grubun da haklılık payları var ve hepsini masaya yatıralım.

Türkiye’de bulunduğu iki sezonda, yalnızca parkedeki oyunuyla değil, aynı zamanda eşsiz kişiliği ve karakteriyle de taraflı tarafsız tüm basketbolseverlerin gönlünde taht kurmuştu Udoh. Her maç varını yoğunu ortaya koydu. Çok iyi bir takım oyuncusuydu ve takım kimyasını oluşturan en değerli parçalardan biriydi. Onun bu performansı, Türkiye’nin görmüş olduğu en büyük yabancı oyuncu performansı olarak addedildi. Gerek yakaladığı istatistikler gerek mücadele gücü. Sakat sakat tamamladığı maçlar ve taraftarlarla arasında kurduğu muazzam iletişim. Udoh’un iki sezonda bıraktığı izleri ve yaptıklarını; bu yazıya sığdırabilmek elbette imkansız ancak kendisine tepki gösteren taraftarların, onun bu yaptıklarını bu denli çabuk unutmaması gerekiyor. Taraftarlar kombine kuyruğunda beklerken; onları ziyaret eden ve onlarla sohbet eden bir adamın içtenliğini sorgulamamak ve yaptığını ihanet olarak adlandırmamak gerekir. Sonuçta; Udoh, ailesine yakın olmak istemiş ve basketbolun zirvesi olan NBA’da kendisini bu kez ispat etmeyi hedeflemiştir (Geçmişte yok olmaya yüz tutmuş bir kariyeri vardı ve çoğu insan tarafından değeri tartışılır konumdaydı. Tüm NBA’ya kendisini kanıtlamak ve geçmişte kendisi hakkında yapılmış kötü yorumları haksız çıkarmak istemiş olabilir). Fenerbahçe’de bulunduğu sürede; Türkiye’ye gelmiş en örnek sporculardan birisi olarak gösterilmiş ve kazandığı paranın hakkını sonuna kadar veren ender kişiliklerden birisi olmuştur. Onun bıraktığı iz, uzun yıllar hatırlanacaktır ve hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bu bakımdan taraftarların kendisine her platformda destek vermesi ve Udoh’un her yerde Fenerbahçe’yi temsil edeceği gerçeğini unutmaması gerekmektedir.

Öte yandan, Udoh’u eleştiren taraftarların da bazı noktalarda haklılık payları var. Örneğin; Bogdanovic’in NBA’ya gideceği herkes tarafından bilinen bir realiteydi. Genç bir oyuncuydu ve Euroleague’deki hedeflerini tamamlamıştı. Yeteneklerini daha büyük bir arenada sergilemesi olağandı ve taraftarlar Bogdan’ı kendilerinden biri gibi uğurladı. Onun gidişine tepki gösteren tek bir taraftar dahi yoktu ancak Udoh’un ayrılığı, kimse tarafından tahmin edilmemişti. Hem de bu ayrılık çok zamansızdı. 15 Temmuz, Udoh’un NBA çıkış opsiyonunu kullanabileceği son tarihti ve bu tarihin yalnızca 2 gün öncesinde çıkış opsiyonunu kullanmış olması; takımı şoka uğrattı ve belki de hazırlıksız yakaladı. NBA çıkış opsiyonunu kullanacağını ve takımdan ayrılacağını, Fenerbahçe yönetimine daha erken belirtebilirdi ve ayrılığın yıkıcı etkilerini en aza indirgeyebilirdi. Fenerbahçeli yönetici Mahmut Uslu; bu ayrılığın 1 hafta öncesinde yaptığı açıklamalarda; Udoh’un takımda kalacağının sinyallerini vermiş olması da bu kararın son anda alındığını gözler önüne seriyor. Obradovic ve Gherardini’nin her olasılığa karşı hazırlıklı olduğunun herkes farkındadır ancak yine de onun kalibresinde bir oyuncu bulmak ya da onun yerini doldurmak, haliyle zor olacaktır. Udoh’un yaptığı en büyük hata, son anda gitmeye karar vermesi ve takımın hamlelerini geciktirmesidir. Ek olarak, taraftarları kalacağına inandırması ve onları hayal kırıklığına uğratmasıdır. Son olarak; geçtiğimiz haftalarda yazdığım ‘İlk Bakışta Sinan Güler Transferi’ adlı yazımda bahsettiğim bir konudan kısaca söz edeceğim. Udoh, burada bulunduğu dönemde; ‘Fenerbahçe’den ayrılmam için olağanüstü bir şey olması lazım, basketbolu burada bırakabilirim’ gibi sözler ettiği herkesin malumu ve belki de taraftarların bu kadar büyük tepki göstermesinin sebebi de bu. Ancak Sinan Güler transferinde de belirttiğim gibi; ‘Sporda her türlü vaziyetin mümkün olduğu akıldan çıkmamalıdır. Zira bu tip sözler, yüzlerce hatta binlerce oyuncunun ağızlarından dökülmüş ancak gidişat pekte bununla paralel olmamıştır. Artık taraftarlar da sporcuların bu tarz söylemlerine aldırmamalı ve hiçbir sporcuya takımlarına bağlı oldukları gibi bağlanmamalıdır’.

Şimdi Fenerbahçe Doğuş’un bu bölgeye transfer edebileceği oyunculara göz atalım. Gherardini’nin Amerika’da olduğu ve oradan oyuncu baktığı bir gerçek ancak takımın Avrupa’da da bazı isimlerle temasta olabileceği konuşuluyor. Önce Avrupa’nın dar oyuncu havuzunda gidilebilecek adreslere bakalım.

Nick Minnerath, Avtodor forması altında, kendisi adına kusursuz bir sezonu geride bıraktı. Ana bölgesi uzun forvet olmasına rağmen; 5 numarada da oynayabiliyor (2.06 boy ve müthiş bir size). Olağanüstü bir atlet ve bu konuda Avrupa’nın sayılı isimlerinden. Aynı zamanda da müthiş bir skorer. VTB’yi sayı kralı olarak tamamlayan oyuncunun (22 maç, 23 sayı ortalaması), FIBA Champions League’de de iki kere haftanın MVP’si seçildiğini ekleyeyim. Topu yere vurabilen, çembere gidebilen, üçlük çizgisinin gerisinden çok yüzdeli oynayan (%40) bir oyuncu ve serbest atış yüzdesi de bir uzun oyuncuya göre oldukça özel (%90). Çok komple bir oyuncu Minnerath ve bu sezon Euroleague’de mücadele verecek çoğu takımın transfer listesinde. Fenerbahçe Doğuş’un da oyuncuyla ilgilendiği söyleniyor ancak sarı lacivertlilerin aradığı oyuncu tipi Minnerath mı? Sonuçta asıl pozisyonu uzun forvet olan bir isim Minnerath ve Udoh’un yokluğunu kapatması beklenemez. Yalnızca, oyun düzeninde yapılacak değişimlerle bu sentez hayata geçebilir ve başarıya ulaşabilir. Obradovic, bundan önce Udoh-Vesely ikilisini (çift 5 numara) kullanmıştı hem de tüm otoriteler bunun imkansız olacağını savunduğu halde. Peki Obradovic çift 4 numara kullanabilir mi? Sonuçta Melli de 5 numarada görev alabilen bir isim ve Minnerath da aynı şekilde hem 4 hem 5 numarayı oynayabiliyor. İki uzundan şut tehditi ve topu yere vurabilme özelliğiyle birlikte Obradovic’in başka bir düzen tercih etmesi hiçte ihtimal dışı değil. Udoh’un boşluğunu kapatacak, önemli bir uzun bulunamazsa; bu düzen gayet tercih edilebilir gibi duruyor. Tabi, Fenerbahçe Doğuş, bu transferi ayrılması muhtemel Antic’in yerine de yapabilir. ‘Fazla lüks olur’ denilebilir ancak Euroleague çok uzun bir maraton ve her takım kadrosunu geniş ve kaliteli tutmak isteyecektir.

Bir diğer tercih ise Singleton olabilir. Halihazırda Panathinaikos’un kontratlı oyuncusu ancak buy out ücretiyle takıma kazandırılabilir. Sonuçta, Fenerbahçe’nin Guduric gibi genç ve geleceği belirsiz bir oyuncuya buy out ücreti olarak 1 Milyon Euro vermesi gündemde. Oyuncu özelliklerine gelecek olursak; parkenin her bölgesinde, çok büyük şut tehditiyle oynayan bir isim. Pick&Pop hücumlarında tepe üçlüğünü rahatlıkla atabilecek, köşelere açılarak yine yüzdeli şut kullanabilecek bir isim ancak post up hücumu ve savunması, Fenerbahçe’nin beklediği seviyelerde değil. Post up savunamaması çok büyük problem olmasa da; post up hücumu yapamıyor olması, onu bu noktada tercih dışına itiyor. Zira Fenerbahçe Doğuş’ta takımı set hücumuna oturtanlar yalnızca oyun kurucular değil. Henüz hücumun başında boyalı alanda Udoh’a indirilen toplarda; Udoh’un sırtı dönük oynayabilme özelliği ve pas kabiliyeti, takımın hücumda doğru yerleşmesinin ve doğru hareket edebilmesinin önünü açıyordu. Bu özellikler Singleton’da yok. Ek olarak, Singleton, çok büyük bir atlet değil ve bir 5 numaraya göre küçük kalıyor (hem size hem boy olarak). Çember savunmasında zorlanabilir ve blok tehditi oluşturamayabilir. Fenerbahçe Doğuş’un en son yöneleceği alternatiflerden birisi gibi görünüyor. Oyuncunun yapabilirlikleri ve kalitesi tartışılmaz ancak Fenerbahçe sistemine uygun değil hatta olası bir sistem değişikliğinde dahi çok yönlülüğünü koruyamayacağından; yüksek performans veremeyebilir.

Avrupa’daki seçenekler, görüldüğü üzere oldukça az. Bu iki oyuncu, son günlerde fazlaca dillendirildiğinden yazımda yer vermek istedim ama asıl pazar, NBA’dan dönecek oyuncular. Nispeten daha gerçekçi olan ihtimallere yakından göz atalım.

Walter Tavares, Gran Canaria’dan hatırlayacağınız bir oyuncu. 2.21’lik boyu ve hafife alınmayacak fiziğiyle boyalı alanı tek başına domine edebilen bir isim. NBA’ya gittiği sene, Fenerbahçe tarafından yoğun bir şekilde istenmişti ancak oyuncunun NBA hayali ağır bastı. İki sezondur NBA’da bulunan oyuncunun (Atlanta Hawks ve Cleveland Cavaliers) oynadığı maç sayısı ise oldukça az (13 resmi NBA maçı). Gerek yaşadığı sakatlıklar gerek fiziksel olarak oyuna adapte olamaması, onun istediği süreleri bulamamasına yol açtı. Hala çok genç bir oyuncu ve kendisini toparlayıp, tekrardan NBA’da istediği maç sayısına ulaşma isteği olacaktır. Bunun içinse Obradovic’ten daha büyük bir fırsat yoktur herhalde. Uzun yıllar saklı kalmış ve açığa çıkamamış yetenekleri, tam potansiyeline çıkarmayı her daim başarabilmiş Obradovic’in, Tavares’i maksimum verimle kullanacağını tahmin etmek pekte güç değil. Gherardini’nin oyuncu ikna etme konusundaki ustalığıyla da bu transferin olma ihtimali gayet yüksek.

Kevin Seraphin ise hemen hemen her yaz döneminde Euroleague’ye döneceği konuşulan bir oyuncu. Real Madrid, Barcelona ve son Euroleague şampiyonu Fenerbahçe gibi 5 numara arayan üç büyük takım olunca da; bu sezon geçtiğimiz senelere göre daha realistik bir transfer ihtimali doğuyor. Uzun yıllardır NBA’da bulunan ve küçük bir rol alsa da; o rolün içerisini olabilecek en iyi şekilde doldurmayı başaran Seraphin için artık daha büyük bir görevin kapısı açılabilir. Çoğu oyuncunun, Euroleague’de alacağı büyük bir rol yerine, NBA’da alacağı küçük bir rolü tercih ettiği bir gerçek. Seraphin ise NBA’da, küçük rollerle geçirdiği bunca senenin ardından, kendisini önemli hissedeceği bir yerde bulunmak isteyebilir. Belki o sene, bu senedir.

Donatas Motiejunas, Litvanya basketbolunun son dönemlerde çıkardığı en önemli uzunlardan. 5 sezondur NBA’da ve yalnızca 2014/2015 sezonunda beklediği rolü ve süreleri bulabildi. Sonrasında yaşadığı sakatlık sorunları ve mental yetersizliği nedenleriyle de ana rotasyonun önemli bir parçası olamadı. Litvanya Milli Takımı için her daim önemli bir oyuncu olan Matiejunas’ın Avrupa’da kendi oyununu tekrar bulması beklenebilir. Solak bir uzun olması, onu değerli kılan özelliklerden. Post up hücumundaki ayak hareketleri ve vücut kordinasyonuyla da hala kıymetli bir oyuncu. Değerlendirilebilecek bir fırsat transferi olarak göze çarpıyor.

Boban Marjanovic, tüm bu saydığım isimler içerisinde Avrupa’ya dönmesi en zor ihtimalli oyuncu. Detroit Pistons ile 34 maçta görev almayı başardı Sırp dev ancak beklediği süreleri bulamadı. Koç Stan Van Gundy tarafından neredeyse hiç değerlendirilmeyen ve yalnızca rotasyon maçlarında yüksek süreler verilen oyuncunun (bazen bench’te unutulduğunu düşünüyorum), daha yüksek süreler bulabileceği bir NBA takımıyla takası gündeme gelebilir (takas dönemi içerisinde). Belki de Sırp pivot, bu olasılığı beklemek ve şansını sonuna kadar zorlamak isteyebilir. Henüz iki sezon geçirdi NBA’da ve bu ligde tutunmaya çalışması gayet doğal karşılanabilir. Sakatlık dönüşü maç formunu tutturamaması ve uzun sürelerde eskisi kadar etkili olamaması, onun en büyük handikapları. Kısa bir süreliğine Avrupa’ya dönmeyi düşünür ve maç istikrarını tekrar yakalamak isterse; adresi Obradovicli Fenerbahçe Doğuş olabilir.

Yukarıda saydığım oyuncuların yanına; Tarik Black, Maurice Ndour, Festus Ezeli ve Tiago Splitter gibi isimler de eklenebilir. Obradovic ve Gherardini, kendilerine en uygun uzunu seçeceklerdir. Bekleyip göreceğiz.

Bora Burç Bilban

Bora Burç Bilban

Eski basketbolcu, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, Gazeteci ve müstakbel bir koç…
boraburcbilban@gmail.com

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki yazıyı okuyun:
Anadolu Efes’in Transfer Politikası

Anadolu Efes, geçtiğimiz sezondan gerekli dersleri çıkarmışa benziyor. Zira transfer politikasında doğru bir yolda mavi beyazlılar. Efes’in yaptığı ve muhtemel...

Kapat