Bogdan Bogdanovic veda

Bogdan Bogdanovic Sonrası Yol Haritası

Bogdan Bogdanovic, Fenerbahçe forması altında 3. sezonunu geride bıraktı. Özellikle son sezonunda, Avrupa’nın elit oyuncularından birisi haline gelen ve Euroleague play-off’larıyla birlikte performansını zirveye çıkaran Sırp yıldız, takımının kazandığı ilk Euroleague şampiyonluğunda büyük rol oynadı. Bununla birlikte, Fenerbahçe’nin şampiyonluğuyla sonuçlanan Türkiye ligi final serisinde MVP olmayı başardı. Sezon içerisinde yaşadığı talihsiz sakatlıklara rağmen her defasında daha iyi bir şekilde parkeye dönmeyi başardı Bogdan ve Euroleague’nin en iyi beşine seçildi. Fazlaca maç eksiğine karşın bu başarıyı elde etmesi onun oyununun ne kadar yüksek seviyelere çıktığının bir göstergesi. Ek olarak, Bogdan’ın sakat olduğu maçlarda Fenerbahçe’nin hücumda çok büyük sıkıntılar yaşadığı aşikardı. O dönemde Fenerbahçe çok maç kaybetti. Hücumda pas dolaşımı ve üretim adeta durmuştu. Bogdan, yalnızca bir skorer değil aynı zamanda oyunu okuyan ve açan, önemli bir pas istasyonuydu. Oyununu bu denli değiştiren ve geliştiren bir oyuncunun da; Avrupa arenasında daha fazla kalmayacağı belli bir hadiseydi. Son günlerde konuşulanlar, Bogdan’ın Sacramento Kings ile anlaştığı ve önümüzdeki sezonlarda NBA’da mücadele edeceği yönünde. Peki, Obradovic’in Fenerbahçesi, onun yerini doldurabilecek mi? Şu güne kadar giden her oyuncunun yerine daha iyisini bulmayı başaran, daha doğrusu bulduğu oyuncuyu eskisinden daha önemli bir oyuncu olması yönünde geliştiren organizasyon, bu kez nasıl bir karar alacak? Obradovic ve Gherardini, potansiyeli yüksek bir oyuncu alarak onun gelişimini mi sağlayacak yoksa potansiyelini tam kapasiteyle gösteren, önemli bir oyuncu mu tercih edecek? Bu tip seçeneklere, Avrupa’daki oyuncu havuzunu inceleyerek göz atalım.

Bogdan Fenerbahçe’ye ilk geldiğinde, potansiyeli çok yüksek ancak fazlasıyla tecrübesiz bir oyuncuydu. Henüz oyuncu kimliğinde parkede yapabilirlikleri tam olarak netleşmemişti. Çok iyi bir skorerdi ancak Fenerbahçe ve Obradovic’in yüksek hedefleri doğrultusunda sadece bu işlev yeterli değildi. Oyununu çeşitlendirebileceği, her zaman konuşulan ve beklenen bir durumdu ancak hiçbir zaman bunun bir garantisi yoktur. Nice genç yetenekler bu yolda yok olup gitmiştir. İlk sezonunda çokça eleştirildi hatta takımdan ayrılması dahi beklendi. Ancak Obradovic, onun yapabilirliklerine inandı ve takımla birlikte oyuncusunun da seviye atlayabileceğini düşündü. Tam da beklediği gibi gelişmeler yaşandı sonraki yıllarda ama unutulmaması gereken bir nokta var. Fenerbahçe, artık o üç sezon önceki pozisyonunda değil. Fenerbahçe artık Euroleague şampiyonu ve geliştirmesi gereken bir şey kalmadı. Artık yalnızca korunması gereken şeyler var. Bu apoleti korumak ve önümüzdeki sezonlara daha kuvvetli bir şekilde girebilmek adına, potansiyelinin zirvesinde olmayan, kendisini kanıtlamamış, genç bir oyuncu transferi, ne kadar doğru olur? Skorer guard pozisyonu özel bir pozisyondur ve takımın hücum kapasitesi ve kaderini bu pozisyon belirler. Bu bölgede oynayacak oyuncunun; rahat skor bulabilmesi, tempoyu kontrol edebilmesi ve saha görüşünün mümkün olduğunca iyi olması gerekir. Aynı zamanda bu ismin tecrübeli oluşu ve oyunun sıkıştığı anlarda sorumluluk alabilecek karakterde olması, takıma artı özellikler getirecektir. Avrupa’da bu özellikleri bünyesinde barındıran kaç adet oyuncu var ve bu oyuncuların kaç tanesi kadroya katılabilecek konumda? Bu soruyu son dönemde ismi geçen ya da benim aklımdaki oyuncular üzerinden değerlendirmeye çalışalım.

Sergio Lull ismi Final Four’dan beri gündemde. Öncelikle bu transferin ne kadar zor olduğundan bahsedelim. Adı Real Madrid ile bütünleşmiş bir oyuncu Lull ve takımını NBA’dan aldığı yüklü kontrata rağmen terk etmedi. Avrupa’da başka bir takımda oynaması bu açıdan zor. Bunun yanında maliyeti de el yakıyor. Yıllık ücretten ziyade Madrid’in istediği buyout bedelini karşılamak gerçekten güç. Oyuncu çok istemediği sürece bu transfer imkansıza yakın.

Sergio Rodriguez ismi de çokça speküle edildi. Geçtiğimiz sezonu Philadelphia formasıyla geçirdi İspanyol sihirbazı. Amerika’da kariyerine devam etmek istediğini defalarca dillendirmesine rağmen kontrat alamadığı takdirde macburen rotayı Avrupa’ya çevirecek. İyi kötü bir kontrat bulacağını düşünüyorum. Yalnızca kendisi bu kontratı beğenmezse eski kıtaya geri dönecektir. Bunun yanında, oyuncunun parkede aldığı rol, Fenerbahçe’nin beklediği işler değil. Rodriguez bana göre daha çok bir oyun kurucu, yani 1 numara. Oyuncu özellikleri gereği Bogdan’ın yapabilirliklerinden de oldukça uzak. Çembere atak etmeyi tercih etmeyen, orta mesafe şutu nispeten güvenilmez ve kendi skorunu asla düşünmeyen bir oyuncu. Fenerbahçe’nin de potaya bakma sıkıntısı olan bazı oyuncuları olduğundan; bu ekleme takıma külfet oluşturabilir. Rodriguez’in kalitesine ve tecrübesine denilebilecek hiçbir şey yok ancak bu takıma skorer guard olarak monte edilemez.

Milos Teodosic konusu nasıl bu kadar gündemde kalabildi, hala anlamış değilim. NBA’ya gideceğini defalarca söyledi ve CSKA’nın senelik 8 milyon dolarlık teklifini geri çevirdi. Doğuş sponsorluğunda dahi Fenerbahçe’nin bu paralara çıkacağını sanmam. Çok uzatmadan bu transfer ihtimalinin gerçek dışı olduğunu belirteyim.

Brad Wanamaker, Fenerbahçe-Doğuş birleşmesinin ardından takıma katılacak algısı yaratıldı ancak burada birleşen takımlar değil. Yani Darüşşafaka ve Fenerbahçe birleşmiyor. İnsanlar bu durumu, Fenerbahçe-Ülker birleşmesine benzetti ancak en büyük farkı kaçırdılar. Darüşşafaka, Doğuş sonrasında da basketboldaki varlığını sürdürecek. Yani Daçka’dan Fenerbahçe’ye oyuncular otomatik olarak gelmeyecek. Sonuç olarak; Obradovic ve Fenerbahçe’nin Wanamaker’i takımda görmek istemesi ve onun istediği kontratı vererek transfer etmesi gerekli. Gerek savunma performansı gerek hücuma kazandırdığı çeşitlilikle büyük fayda sağlaması muhtemel. Takımı oynatma noktasında sıkıntıları var ancak bu tip sorunlar, Fenerbahçe adına gayet aşılabilecek vaziyette. Yine de Wanamaker’in NBA’da oynama isteği olduğu biliniyor ve bu transfer de zor görünüyor.

Benim şahsi tercihim Alexey Shved. Bogdan’ın parkeye getirdiği hemen her şeyi takıma sunabilir. Bunun yanında hücumda çok ekstra bir oyuncu. Hücum tıkandığında, bireysel yetenekleriyle her daim rakipler adına büyük bir tehdit. Olağanüstü bir sezon geçirdiğini de hatırlatayım. Khimki ile birlikte Euroleague macerası kötü geçti belki ama daha iyi bir yapılanmada, rollerin belli olduğu bir sistemde daha büyük katkı vermesi yüksek ihtimal. Kısa sürelerde çok yüksek skor gücü var ve saha görüşü muazzam. Takımı oynatma noktasında etkili olabilir ve kendi skoruna ihtiyaç duyulduğunu rahatlıkla algılayabilir. Fazla bireysel oynuyor ya da takım oyuncusu değil diyebilirsiniz ancak geçmişte Messina gibi bir koçla çalışabilmiş bir oyuncu. CSKA’da Messina’nın önderliğinde önemli süreler bulup, bu sürelerde takım düzenine sadık kalmayı başarabilmişti. Zaman zaman kontrolden çıkabiliyor ama bence Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey de bu. Obradovic’in takımı fazlasıyla tahmin edilebilir bir konumda. Bu tarz hangi gün ne yapacağını önceden kestiremediğiniz işler yapabilecek oyuncularla bu sorun da aşılabilir. Yüksek maliyetini düşünmeye gerek yok. Fenerbahçe, Bogdan’a kalması için Euroleague’nin en yüklü kontratlarından birini teklif etti. Yani bu pozisyon sarı lacivertliler için çok kıymetli ve istediği bir oyuncu olursa bu paralara çıkabilirler.

Şimdi olaya başka bir bakış açısıyla bakalım. Potansiyeli yüksek bir oyuncu transfer edilip, gelişimi sağlanabilir. Fenerbahçe’nin geldiği konumda bu zor olsa da; yukarıda saydığım oyuncular ve benzeri klastaki isimleri bünyeye katmak, çeşitli sebeplerden ötürü zor olabilir. Bundan dolayı kulüp, kendi değerini yaratma yoluna gidilebilir. Tabi bunu sağlarken, kadroya tecrübeli oyuncuları da katmanız, riski en aza indirgemeniz anlamına gelebilir. Örneğin; genç bir yıldız adayı ya da henüz kendisini yüksek seviyelerde ispat edememiş bir oyuncu transfer edilecekse; onun yanına aynı pozisyona daha garanti bir oyuncuyu daha ekleyebilirsiniz. Sinan Güler şimdilerde boşta. Anadolu Efes ve Fenerbahçe ile adı geçiyor. Eğer Fenerbahçe, yukarıda belirttiğim cinsten bir yol tercih edecekse; yanına Sinan Güler’in eklenmesi tam isabet olur. Gerek yerli rotasyonun artması gerek tecrübesi ve parkedeki çeşitliliğiyle Sinan’ın müthiş katkı vermesi beklenebilir. Zaten geçtiğimiz sezonda Euroleague’de en fazla katkı sağlayan ve en iyi ortalamaları yakalayan Türk oyuncuydu. Lider karakterinden ve eşsiz kişiliğinden bahsetmiyorum bile. Tam bir sporcu ve tam bir rol model. Sinan’ın muhtemel Fenerbahçe’ye transferi, Galatasaray taraftarı tarafından tepki çekebilir ve bazen bu tarz oyuncuların camiaya mal olması gerekebilir ancak her iki taraf için de bu risk alınabilir vaziyette. Burada bir kazan-kazan durumu söz konusu. Şimdi benim gözümden Avrupa’da skorer guard pozisyonunda potansiyeli en yüksek ve gelişime en açık oyunculara bakalım.

Sergey Karasev, kendisi adına kusursuz bir sezonu geride bıraktı. Müthiş bir skorer ve harika bir fiziğe sahip. Bu fiziği onun için büyük avantaj zira Obradovic, parkede fizikli beşlerle bulunmayı sever. Kendi şutunu rahatlıkla bulabilen, sorumluluktan kaçmayacak, gerek çembere atak edebilecek gerek orta mesafe şutunu yaratabilecek önemli bir sayı potansiyeli Rus oyuncu. Üçlük yüzdesi ve serbest atış yüzdeleri zaman zaman düşebiliyor. Savunmada da fazlasıyla istikrarsız bir oyuncu ancak bu eksiklikler, Fenerbahçe gibi önemli bir sistem takımında rahatlıkla kapanabilir. Karasev, doğru ve boş şutları bulmaya başladığında yüzdesi mutlaka yukarılara çıkacaktır. 33 yaşındaki Dixon’un ne kadar yırtıcı bir savunmacıya dönüştüğünü gördük hem de dezavantajlı fiziğine rağmen. Karasev ise görmeye fazla alışık olmadığımız, çok önemli bir fiziğe sahip. Gerek kısa oyuncuları gerek uzun oyuncuları rahatlıkla savunabilecek fiziksel kapasitesi var. Yalnızca buna inandırılması gerekiyor ki takımın koçu halihazırda Obradovic. Bence Karasev transferi, denenebilecek ya da alınabilecek bir risk.

Dzanan Musa, geçmişte de ismi Fenerbahçe ile anılmış bir oyuncu. Çok genç ve fiziksel olarak yetersizliği göze çarpıyor. Şutu da bir o kadar istikrarsız. Güvenilmesi zor bir oyuncu ancak parkede iyi yaptığı işlere inanır ve bu riski alırsanız; belki de geleceğin en önemli oyuncularından birinin gelişiminde önayak olmuş olursunuz. İlk adımı çok süratli bir isim ve penetre üzeri fazlaca opsiyon yaratabiliyor. Dediğim gibi; çok riskli bir transfer hamlesi olur ancak bu kumar kazanılırsa; getirisi de çok büyük olur. Bu kumarın kaybedilmesi halindeyse; bu durum Fenerbahçe adına kötü bir sezonun habercisi olabilir.

Marko Guduric, benim en beğendiğim oyunculardan birisi. Kendi şutunu yaratabilen, çembere güçlü gidebilen bir oyuncu. Oldukça yırtıcı ve parke üzerinde kazanma hırsı asla tükenmiyor. Enerjisi ile birlikte taraftarları da maçın içerisine çekebiliyor. Kritik dakikalarda sorumluluk alabilecek bir karaktere sahip ve takım düzenlerine saygılı görüntüsüyle de fark yaratıyor. Ancak oyununda büyük eksiklerde var. Örneğin; karar verme mekanizması çok iyi çalışmıyor. Sorumluluk alıyor ve liderlik karakterine sahip ancak verdiği yanlış kararlar, takımına zarar verebiliyor. Ek olarak, kendi yarattığı pas opsiyonlarını çabuk göremiyor. Bu tip oyun içi bilgi noktalarında Obradovic ile birlikte gelişmesi ihtimali yüksek ama bu gelişimin süresi ne kadar aza indirgenebilir? Oyuncu hakkında en kritik soru bu.

Görüldüğü üzere Avrupa’da oyuncu havuzu oldukça dar. Bogdan’ın yokluğunu aratmayacak, elit oyuncuların sayısının azlığı her şeyi açıklar nitelikte ancak daha vahim olan durum, potansiyeli yüksek olan oyuncu kısırlığı. Bana göre geleceği parlak olabilecek çok az sayıda oyuncu var eski kıtada ve bu durum endişe verici. Kendi istediğiniz seviyelerde oyuncu bulamayabilirsiniz ancak istediğiniz seviyelere çıkarabileceğiniz oyuncuları bulamamak, gerçekten inanılır bir vaziyet değil. Her takım gibi Fenerbahçe’de Amerika’da istediği oyuncuyu arayabilir. Gherardini’nin gözlemleri ve tespitleriyle birlikte bir çözüm yoluna gidilebilir. Bekleyip göreceğiz.

Bora Burç Bilban

Bora Burç Bilban

Eski basketbolcu, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, Gazeteci ve müstakbel bir koç... boraburcbilban@gmail.com
Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki yazıyı okuyun:
Sinan Güler Fenerbahçe Doğuş'ta
Sinan Güler Fenerbahçe’de !

YILDIZ OYUNCU FENERBAHÇE İLE ANLAŞTI Galatasaray Odeabank'ın kaptanı Sinan Güler, ezeli rakibi Fenerbahçe Doğuş ile anlaşma sağladı. Tecrübeli milli oyuncu...

Kapat