Sinan Güler Fenerbahçe'de

İlk Bakışta Sinan Güler Transferi

Dev transfer söylentisi en sonunda resmiyet kazandı. Yıllardır Galatasaray’ın kaptanlığını yapan Sinan Güler artık Fenerbahçe Doğuş forması giyecek. Bu transfere neden olan etmenleri ve Sinan’ın Fenerbahçe’ye getirebileceklerini kısaca değerlendirmeye çalışacağım.

Öncelikle bu transferin gerçekleşmesindeki ana sebepleri sorgulayalım. Galatasaray taraftarı tarafından büyük tepkiyle karşılanan bu transferin nedenleri iyi analiz edilmezse; sonuçları daha şiddetli derecede kötü olabilir. Daha şimdiden forma yakma olayları ve binlerce küfür hadisesi baş gösterdi. Öncelikle; insanlar ne kadar sinirli olursa olsunlar, 4 senedir takımlarının formasını terleten ve kanının son damlasına kadar mücadele veren eski kaptanlarının emeklerini unutmamalılar. Sinan’ın da büyük katkılarıyla kazanılan EuroCup başarısı hala akıllardadır ancak onun bu başarıdaki liderliği ve azmi, çabuk unutuldu. Her ne kadar zor olsa da; onun yaptıkları bu kadar çabuk silinmemelidir. Sonuçta; Sinan, 1 gün önce olduğuyla aynı insandır ve o insan hakkında düşünülen ve söylenen tüm o iyi fikirler bir anda ortadan kaybolamaz. Unutulmamalıdır ki; Sinan Türkiye’de; Beşiktaş, Darüşşafaka, Anadolu Efes’te de oynamıştır. Yani Sinan Galatasaray alt yapısında yetişmiş bir oyuncu değildir. Onu, Galatasaray taraftarı için bu kadar özel yapan etmenlerse; parkedeki duruşu, parke dışındaki karakteri ve kişiliği, mücadele ruhu, azmi ve isteğidir. Bu süreçte kendi tuttuğu takımın Galatasaray olduğuna dair açıklamalarda bulunsa da; profesyonel sporda her türlü vaziyetin mümkün olduğu akıldan çıkmamalıdır. Zira bu sözler, yüzlerce hatta binlerce oyuncunun ağızlarından dökülmüş ancak gidişat pekte bununla paralel olmamıştır. Artık taraftarlar da sporcuların bu tarz söylemlerine aldırmamalı ve hiçbir sporcuya takımlarına bağlı oldukları gibi bağlanmamalıdır. Aynı şey değil ancak Emir Preldzic 7 sezon Fenerbahçe forması giydikten sonra 1 sene Darüşşafaka ve ardından Galatasaray forması giymiştir. Devşirme bir oyuncu olduğundan; Sinan gibi yerli bir oyuncunun yarattığı tepkiyi yaratamaz elbette ancak yakın tarihte dahi bu tip örnekler bulunmaktadır ve gerek taraftarlar gerek kulüpler, bu gerçeklerle yaşamayı öğrenmelidirler. Zira bu olayın akabinde, ne Galatasaray Sinan’sız küçülür ne de Sinan Galatasaray’sız büyür.

Ezeli rakipler arasında takım değiştiren oyuncu konumunda bulunmak zordur ve bir insan bile bile bu zorlukları göze alıyorsa; bu durum artık katlanamayacağı ve dayanamayacağı vaziyetlerin içinde olduğu anlamına gelebilir. Burada konunun yalnızca para olmadığını herkesin anlamsı gerekiyor. Galatasaray’ın önerdiği rakam ile Fenerbahçe Doğuş’un önerdiği rakam arasında yalnızca 150 bin dolar fark olduğu söyleniyor. Camiaya mal olabilecek bir oyuncunun, cüzi bir rakam uğruna bundan vazgeçtiğini düşünmüyorum. Onun bu kararı almasındaki en büyük etken vizyonsuzluktur. Bütçenin düşürülmesi daha doğrusu basketbol şubesinde küçülmeye gidilmesi ve hedef küçülmesi, Sinan’ın bu kararında etkili olmuştur. Kariyerinin sonlarına gelen bir oyuncunun da son yıllarında Euroleague’de oynama isteği ve Euroleague şampiyonluğu hedefindeki bir takımda bulunma hevesi de gayet kabul edilebilir sebeplerdir. Burada kızılacak ve tepki gösterilecek merciler, Galatasaray yönetimi ve basketbol şubesidir. Sinan’ı takımda tutmak adına ısrarcı olunmamıştır ve kendisine geçerli sebepler sunulmamıştır. Gelecek adına umut vaat edilmemiştir ve Sinan da dahil takım için sembol olmuş isimler kadroda tutulmaya çalışılmamıştır. Ergin Ataman’ın pahalı bir koç olduğu imajı yaratılmış, kulübü büyük borç içerisine soktuğu anlatılmış ve kendisinin kulüple ilişkileri kesilmiştir. Aynı yol Sinan’da da izlenmiştir. İstediği paraya yüksek denilmiş ve ayrılma nedeni sanki buymuşçasına ortaya konulmuştur. Basketbol şube sorumlusu Can Topsakal’ın son açıklamasının ardından, Sinan’ın Euroleague’de oynamak istediği için takımdan ayrıldığı gerçeği gün yüzüne çıkmıştır. Eğer Galatasaray, bu sene Euroleague’de olmasa dahi gelecek sezonlar adına orada olmak adına bir vizyon çizseydi; Sinan kesinlikle kalmayı kabul edecekti ancak ligimizde bile play-off şansı olup olmayacağı bilinmeyen bir oluşumun içerisinde olmak istememesi, Sinan’ın değil Galatasaray yönetiminin vizyonsuzluğudur. Her şeyi para ve zarar üzerinden değerlendirmeye çalışan ve taraftarlara da bu olayı böyle yansıtan yönetim, yalnızca kulübüne ve değerlerine zarar vermeye devam etmektedir. Sinan’ın kendilerini para için sattığını düşünen taraftarlara da buradan birkaç diyeceğim var. Sinan Güler’in Fenerbahçe Doğuş’a para için gittiğini farz edelim. Sinan, çok zeki bir insan ve etrafında olup bitenlerin farkında. Galatasaray’ın futbolda 30 yaşını geçmiş ya da bu yaşa yaklaşmış oyunculara verdiği yüklü bonservis ücretleri ve yıllık kontratlar ortada. Basketbol takımının kaptanına ısrarla direttiği söylenen ücretler ödenemedi mi? Futbolda harcanan paraların yanında, Sinan’a verilecek ücretin esamesi okunur mu? ‘Futbol başka kulvar, basketbol başka.’ diyen insanlara farklı örneklerim de var. Senelerdir bu takıma gelip giden ancak kalıcı iz bırakamayan yabancı basketbolcuların kazandığı paralar da ortada. Hiçbiri Sinan’ın bu takıma kattıklarının yanına yaklaşamadı ancak bununla zıt orantılı olarak Sinan da onların yüklü maaş çeklerinin yanına yaklaşamadı. Bu takımın her türlü kahrını çeken Sinan oldu ve çıkıp tek kelime konuşmadı. Her zaman yükü sırtlandı, sorumluluktan kaçmadı ve işini yaptı. Tüm bu yaptıkları ona, Dentmon’un kontratını bile kazandıramıyorsa (Galatasaray’da bulunduğu dönemde kendisinden hiçbir katkı alınamamıştır); Sinan bu konuda haklı değil midir? En başta söylediğim gibi; konu para değil ama olsaydı da Sinan yine haklı olurdu. Bu konu hakkında son söyleyeceğim; kendinizi Sinan’ın yerine koyun. Tüm bu haksızlıkların ve duyarsızlıkların içerisinde olduğunuzu düşünün. Siz ne yapardınız? Eğer yukarıda bahsettiğim iki konuda da Sinan’ı haklı buluyorsanız onu desteklemeye devam edin ancak Sinan’ı haksız buluyorsanız; saygı sınırını aşmadan kendisine tepki göstermeye çalışın. Çok değil, biraz empati!

Şimdi Sinan Güler transferinin Fenerbahçe Doğuş’a kazandırdıklarına bakalım. Öncelikle; Sinan, Bogdanovic’in yerine gelmedi. Yani Bogdanovic gitmeseydi dahi Sinan transferi düşünülüyordu. Bogdanovic’in olası gidişinin ardından yapılabilecek hamlelerle ilgili önceki yazımda (Bogdan Bogdanovic Sonrası Yol Haritası) Sinan Güler meselesi ve muhtemel takviyelerden bahsetmiştim. Bogdan’ın yerine bir takviye yapılacak ve Sinan hem yeni gelecek oyuncuyla rotasyona girecek hem de Dixon-Sloukas ikilisiyle. Süreler nasıl paylaşılacak diyebilirsiniz ancak bunun için yazının sonuna kadar beklemelisiniz.

Sinan Güler, tam anlamıyla bir combo guard. Yani hem 1 numarayı hem 2 numarayı aynı etkinlikte oynayabiliyor. 2 numaraya gelecek yeni oyuncuyla birlikte o bölgeyi sağlama alacaklardır. Bununla birlikte, zaman zaman 2 numaraya çekebileceğiniz Nunnally’de takımda mevcut. Sinan transferinin yeni gelecek oyuncunun seçiminde önemli bir rol oynadığından bahsetmiştim. Artık o bölgeye çok büyük isimli bir oyuncu transfer edilmeyebilir (Tabi bu sadece bir varsayım). Gelişimini henüz tamamlamamış ya da yüksek seviyelerde kendisini henüz tam anlamıyla ispat edememiş bir oyuncuyla anlaşılması muhtemel. Antoine Diot isminin son günlerde gündemi meşgul etmesinin sebebi de bu olsa gerek. Olağanüstü bir şutör Fransız oyuncu ve aynı zamanda çok doğal bir pasör. İnternetten birkaç maçını izlerseniz, ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız. Oyununu kasmadan oynayan, yeteneklerini rahatça parkede ortaya koyabilen bir karakter. Ek olarak; az sürelerde verim verebilen, bu duruma alışmış bir oyuncu. İlk bakışta istatistiklerini çok beğenmeyebilirsiniz (Bu sezon oynadığı tüm maçlarda ortalama 8.3 sayı ve 4.3 asist). Ancak atlanmaması gereken bir nokta var. Bu istatistikleri yalnızca ortalama 19 dakikada üretiyor. Yani süresine göre çok önemli katkı sağlıyor. Sinan ile birlikte süre paylaşımını dengelemek ve rolleri daha net dağıtabilmek adına tercih edilebilecek bir hamle. Ancak daha büyük bir isimle de anlaşılırsa çok büyük sürpriz olmaz. Zira sezon çok uzun bir maraton ve herkese önemli şanslar gelecektir.

Bunun yanında; Sinan 1 numara rotasyonunda da yer bulacaktır. Dixon-Sloukas ikilisi varken, süre dağılımı nasıl olacak şeklinde düşünebilirsiniz ancak bunun için bazı geçerli sebepler var. Örneğin; Dixon’un yaşı ilerledi ve fiziksel dezavantajı savunmada daha net hissedilmeye başlanabilir. Özellikle süresi arttığında da hücumdaki verimi düşmeye başlayabilir. Olympiakos bu sezon Spanoulis’i Euroleague normal sezonu boyunca görmeye alıştığımız şekilde kullanmadı. Ona az süreler verdiler ve az sürede maksimum veriminden faydalanmaya çalıştılar. Buradaki mantık; ‘Biz Spanoulis’i Final-Four’a taşıyalım, o da bizi şampiyonluğa taşısın’ idi. Dixon çok önemli bir oyuncu ve büyük bir karakter ancak bazı zamanlarda takımın da onu taşıyabilmesi gerekiyor. Sloukas bu konuda tek başına yeterli olamayacağından; Sinan’ın buradaki varlığı fazlasıyla kıymetli. Sinan’ın yalnızca lig için alındığını düşünenler varsa, bu düşüncenin yanlış olduğunu söylemek durumundayım. Çünkü olayın aslı öyle değil. Euroleague’de geçtiğimiz sezon asist bakımından en yüksek istatistiklere ulaşmış yerli oyuncu Sinan Güler idi. Bu da gösteriyor ki; Sinan her daim Euroleague’de de güvenebileceğiniz bir oyuncu. Zaten kendisi de Euroleague’de şampiyonluğa mücadele etmek için Fenerbahçe Doğuş’u tercih ettiğini söylemişti. Bununla birlikte, ligde yabancı sınırlaması bulunduğundan; Sloukas ya da yeni gelecek 2 numara kadro dışı bırakılıp, yerine Sinan Güler kullanılabilir. Ligde oyun kurucu rotasyonu Dixon-Sinan olabilir. Bu da başka bir seçenek. Tabi bir de Sinan Güler’in takıma katacağı hava da tartışmasız bir realite. Milli takımımızın da kaptanı olan Sinan’ın liderlik meziyeti ve tecrübesi oldukça kıymetli olacaktır.

Bora Burç Bilban

Bora Burç Bilban

Eski basketbolcu, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, Gazeteci ve müstakbel bir koç…
boraburcbilban@gmail.com

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki yazıyı okuyun:
Teodosic
Sırbistan, EuroBasket 2017 aday kadrosunu açıkladı

SIRBİSTAN MİLLİ TAKIMI, EUROBASKET 2017 İÇİN ADAY KADROSUNU AÇIKLADI Sırbistan Milli Takımı, EuroBasket 2017 için 17 kişilik aday kadrosunu açıkladı....

Kapat