Turkish Airlines Euroleague

Bir deplasmandan daha fazlası

Fenerbahçe Atina'ya Galibiyet İçin Gidiyor.

270görüntüleme

Yunanistan deplasmanları her zaman için Türk takımlarına fazlasıyla zor gelmiştir. Bu son üç sezonun finalisti için de geçerli. Fenerbahçe son iki sezondur Olympiakos ile arasında rekabeti iyiden iyiye arttırdı. Ancak son maçlarda oradan iyi skorlarla dönemedik. Bu sefer ise hedefimiz net, 9 harf: Galibiyet.

Fenerbahçe sezona muazzam bir şekilde girdi. Harika bir hücum ritmi, yüksek skorlu maçlar, yüksek bir dış atış yüzdesi ve her şeyden önemlisi yine birbirine bağlı bir takım görünümünde. Fenerbahçe geride kalan 6 haftada 5 galibiyet 1 mağlubiyet alırken sezona son yıllarda girdiğinden bile daha iyi girdi. Ancak bu sezon geride kalan yıllarda görmeye alışık olduğumuz Fenerbahçe ve Zeljko Obradovic savunmasından bir hayli uzak gözüküyor.  Maç sonucu skor tablosunda Fenerbahçe aleyhinde görmeyi beklemediğimiz kadar yüksek skorlar görüyoruz. Buna rağmen Fenerbahçe takım karakteriyle bu zor maçlardan da galibiyetle ayrılmayı başarıyor.

Fenerbahçe’nin Atina deplasmanına götürdüğü kafilede henüz yeni baba olan Jan Vesely bulunmuyor. Son sezonlarda özellikle Ekpe Udoh’un da takımdan ayrıldığı bölümden sonra Vesely’nin olmadığı maçlardaki pota altı rotasyonu düşünüldüğünde boyalı alan savunması ve hücum gücü anlamında üretkenlik ve sertliğin düşeceği konuşulabilir. Bu sezon transfer edilen Joffrey Lauvergne ise son haftalarda inanılmaz bir forma girdi ve o eksikliği bize Ahmet Düverioğlu ile beraber en az şekilde hissettirmeye çalışacaklarından kesinlikle eminiz.

Fenerbahçe bu sezon hücum setlerini tek opsiyon üzerinden oynamaya çalışıyor ve bu Zeljko Obradovic’in iyi  oynayamadık dediği noktayla örtüşüyor. Alışık olduğumuz o pas trafiğini geride bıraktığımız maçlarda çok fazla göremedik ve maç içinde zaman zaman hücumların fazlasıyla tıkandığını görebiliyoruz. Özellikle Sloukas’ın maç içindeki yaratıcılığı en ufak bir azalma gösterdiğinde takım bundan fazlasıyla etkileniyor. Bu tip durumlarda anlık çözüm olarak kendi pozisyonunu kendi skorunu üretecek sorun çözücü oyunculara ihtiyaç duyuyoruz. Bu durumlarda bu sezon başında ipleri eline Datome çok fazla alıyor ve bize gereken katkıyı veriyor. Aynı katkıyı zaman zaman Bobby Dixon ve Marko Guduric’ten de görüyoruz. Tyler Ennis’in talihsiz sakatlığından sonra kadroya katılan Erick Green’in en çok bu soruna çözüm getirmesi bekleniyor.

Olympiakos cephesinde ise işler biraz daha farklı. Sezona 3 galibiyet 3 mağlubiyet ile pek de istenilen bir senaryo ile girmedi Atina ekibi. Koç David Blatt ve oynatmak istediği sistem çok fazla tempoya ve efora bağlı. Takım halinde hücum edip takım halinde ful tempo ile savunma yapma odaklı bir sistem istiyor Blatt. Ancak Spanoulis ile pek mümkün olmuyor. Onun dakikalarını bu sezon ciddi şekilde kısan Blatt’in ilerleyen zamanlarda daha da kısıtlaması bekleniyor. Spanoulis varken yüksek tempolu ve koşan bir basketbol oynatmak çok zorlaşıyor. Oysa yeni transferler Axel Toupane, Janis Timma ve Nigel Williams Goss bu rol için biçilmiş kaftandalar. Aynı zamanda Williams Goss tipli hareketli ve topla bireysel yetenekleri yüksek guardlar Fenerbahçe savunması için her zaman daha yüksek tehdit oluşturuyor. Set hücumlarında özellikle Printezis’in hem skor yönü hem de aynı zamanda bir pas istasyonu olarak kullanılmasıyla çok yaratıcı hücum setleri de oynayan bir takım Olympiakos. Özellikle savunmalarının çok yerinde oldukları günlerde hücumdaki işleri iki katı derece olumlu etkileniyor.

En nihayetinde iki takımında mutlak suretli kazanmak isteyecekleri ve bu haftanın en zevkli maçlarından biri olacak. Aynı zamanda Türk basketbolseverler için Zeljko Obradovic David Blatt taktik savaşlarını izlemek de çok keyif verecek. Atina deplasmanları her zaman zorlu olmuştur ancak Fenerbahçe şuan sahip olduğu form durumuyla bu salona geçen sezonlarda olduğundan bir tık daha formda geliyor. Umarız iyi basketbolun oynandığı sakatlık olmayan ve sonucu bizi mutlu edecek bir maç olur.

Anıl Sebahaddin Uysal

Bir cevap yazın