12 Cesur Yürek

ŞAMPİYON OLANLARDA BUGÜN : 12 CESUR YÜREK

Sevgili okurlar bugün size ülkemizi aldığı her başarıyla her daim gururlandırmış bir takımdan bahsedeceğim : 12 Cesur Yürek. Onlara böyle denilmesi kesinlikle çok doğal ve bu adı her bir oyuncu sonuna kadar hak ediyor. Çünkü onlar görme engellilerin yoluna direk yapılan bir ülkede,belirli bir kararlılık ve karakter ortaya koyup milli duyguların da verdiği o heyecanla canla başla çalışıp bu şampiyonluğu istediler ve aldılar.Yazıya tam olarak başlamadan önce tekerlekli sandalye basketbolu hakkında Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin resmi yayım organı üzerinden bire bir olarak alıntılanmış bir bilgi vermek isterim :

“Tekerlekli Sandalye Basketbolu aslen II. Dünya Savaşı gazileri tarafından Amerika’da 1945/1946’da geliştirildi. Aynı zamanlarda Sir Ludwig Guttman da Tekerlekli Sandalye Netball isimli benzer bir sporu, Spinal Rehabilitasyon Hastanesi’nde –Stoke Mandeville-İngiltere’de- savaş gazilerinin rehabilitasyonu amacıyla geliştirdi. ABD Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı 1955’te Uluslararası Stoke Mandeville Oyunları’nda ilk defa yarıştığında İngiliz sporu Netball’un backboardu yoktu. Gelecek yıllardaki oyunlarda bu düzeltildi. Bugünden sonra bu spor dünyaya yayıldı ve 1960’da Roma Paralimpik Program’da tanıtıldı. Paralimpikte en popüler sporlardan biridir. Bedensel engelli sporcular için tasarlanmıştır.”

Maçlarda standart büyüklükteki bir basketbol sahası ve standart yükseklikte potalar kullanılır. Kurallarda bazı ufak değişikler vardır. Örneğin basketboldaki hatalı yürüme yerine, burada bir atlet topu sektirmeden veya elinden çıkarmadan tekerlekli sandalyenin çemberini arka arkaya 3 kez ittirdiğinde hatalı sürüş ihlali yapmış olur. Paralimpik bir branş olan Tekerlekli Sandalye Basketbol’un dünya genelinde azımsanmayacak rekabet alanı ve izleyicisi vardır.

Gelelim bu sporda efsane olmuş, gönüllerimizde taht kurmuş, hepimizin içten içe “Ulan adamlara helal olsun yılmamışlar ve başarmışlar.” dediğimiz bu 12 cesur yüreğin hikayesine.

Her şey 2009’da ülkemizde düzenlenen Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbolu Şampiyonası’yla başladı. Finalde İtalya’ya kaybeden milli takımımız gümüş madalyanın sahibi oluyordu. Ancak bu kesinlikle bir başlangıç, bir umut ışığıydı. Zaten kulüpler bazında Galatasaray Avrupa’da her zaman zirveye oynuyordu. Ancak bu adamlar aldıkları bu sonuçla Avrupa basketbolunda her daim dönen bir klişeyi yıkma yoluna baş koymuşlardı : Türklerin kulüp takımları başarılı ancak milli takımlarda başarılı olamıyorlar.

2011 yılında da 5.olmuştuk ancak bu kesinlikle 12 Cesur Yürek’i pes ettirmemişti. Çünkü yapmaları gereken şeyi bu zamana kadar yapmışlardı zaten. Çalışmaya devam ettiler ve kesinlikle yılmadılar. 5. olmak demek Olimpiyat’a direkt olarak katılmak demekti zaten. 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda ilk kez boy gösteren 12 Cesur Yürek turnuvayı 7.olarak kapatmıştı. Efsane 80-85 jenerasyonu 2013 yılında Almanya’da düzenlenen şampiyonada şu sıralar karşılarına William Wallace gibi dikildikleri Büyük Britanya karşısında dramatik bir skorla (59-57) kaybetmişlerdi ve bu seneye kadar gelen rekabet sanırım burada başladı. 2015’te onların evinde düzenlenen şampiyonada yine finalde kaybediyorduk. Milli takımımız artık zirveye oynama alışkanlığını milli takımlar düzeyinde de kazanmış ve tekerlekli sandalye basketbolunda bir ekol haline gelmişti. O şampiyonluk bir şekilde gelecekti. 2016’da Rio de Janeiro’da düzenlenen Paralimpik Oyunları’nda bronz madalya maçındaki rakibimizi tahmin etmek çok zor değildi. Yine Büyük Britanya gelmişti.Kuranın getirdiği bir şans mı yoksa kaderin bize intikam almak için verdiği bir fırsat mıydı pek bilinmez. Ancak yine olmuyordu. Bu sefer gerçekten çok dramatik bir son olmuştu. Maç bir kez uzatmaya gitmiş ve 82-76 kaybetmiştik. 12 Cesur Yürek’te ise hayal kırıklığı bu şekilde kaybedince ister istemez gelmişti. Makus talihlerine bir dur diyebilecekleri turnuva ise bu sene yapılan 2017 Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbolu Şampiyonası olmuştu.

Bu turnuva hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi vermek isterim çünkü makus talihimize artık bir dur demiştik. Grubumuz da açıkçası biraz ölüm grubu niteliği taşıyordu. Grubumuzda ezeli rakibimiz Büyük Britanya, Almanya, İsrail, İsveç, Litvanya bulunuyordu. Ancak takımımız kendilerinden bekleneni yapmış ve grubunu namağlup tamamlayıp lider çıkmıştı. Klasman maçında 2009’da finalde kaybettiğimiz İtalya’yı 66-63 yenmiş, yarıda kalan bütün intikamları alacağımızın sinyalini daha o maçtan vermiştik. Yarı final maçında ise Almanya’yı 68-64 yenmiş finalde gelecek rakibimizi beklemeye başlamıştık. Finalde ise tabi ki Büyük Britanya gelmişti. Kaderimizi yazmak bizim elimizdeydi. 3 finaldir kaybettiğimiz takımla bir kez daha finalde eşleşmiştik. Artık kazanmamız gerekiyordu.

Ve başarmıştık. Kazandık. Büyük Britanya’yı finalde 76-69 mağlup etmiş, makus talihimize bir dur demiş, Britanyalılar’ın karşısına William Wallace gibi dikilmiştik. Onlar bizim gönlümüzde her zaman 12 Cesur Yürek olmuşlardı. Ancak makus talihimizi Britanyalılar karşısında değiştirince bu lakabı sonuna kadar hak ettiklerini göstermişlerdi. Kurumsal olarak 12 Cesur Yürek’e desteğini her fırsatta dile getiren ve basketbola verdikleri bitmeyen destekten dolayı siz okuyucuların önünde Garanti Bankası’na teşekkür etmek isterim. İsimleri medyada sadece siyasiler tebrik ettikleri için anılsa da ben 12 Cesur Yürek’in hepsine teker teker teşekkür ediyorum. Ama takımın yıldızına ayrı bir parantez açmak istiyorum. Özgür Gürbulak senin liderliğin olmamış olsaydı bu takım bu seviyeye gelemezdi. Oyunun tıkandığı anlarda sorumluluğu üstüne alıp soğukkanlı bir şekilde kilidi çözmek her babayiğidin harcı değildir. Bu yüzden sana 36 yaşına gelmiş olmana rağmen hala içindeki amatör ruhu kaybetmeden bu seviyelerde kalabilidiğin için minnettarım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehmet Berk Alınca

Mehmet Berk Alınca

Namıdiğer M.B.A .19 yaşındayım Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2.sınıf öğrencisiyim.Basketbolla küçük yaşlardan itibaren ilgiliyim.Sanırım çok da resmi olmaya gerek yok yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum :))

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki yazıyı okuyun:
Obradovic Fenerbahçe Doğuş
Obradovic: “Her sabah mutlu uyanıyorum”

Fenerbahçe Doğuş'un tecrübeli Koçu Željko Obradović, Katalan radyosu CCMA'ya verdiği röportajda geçtiğimiz sezonu ve şampiyonlukları değerlendirdi. "Her sabah mutlu uyanıyorum....

Kapat